Abone Ol!
19 Mayıs'ın 100'ncü Yıl dönümü kutlu olsun.
Gündem
2019-05-19 13:48

19 Mayıs'ın 100'ncü Yıl dönümü kutlu olsun.


Türk Milletinin Atasıyla Birlikte Var Oluş Mücadealesini başlattığı 19 Mayıs'ın 100'ncü yıl dönümü tüm yurtta büyük bir coşkuyla kutlanıyor. Bizde Avrasya Haber Ajansı olarak tüm milletimizin bayramını kutluyoruz. 

Büyük kurtarıcıyı Samsuna götüren Bandırma Vapuru 19 Mayıs 1919 Pazartesi günü Samsun Limanı’na ulaştı. Mustafa Kemal Paşa, Samsun'a ayak bastı ve daha sonrasında burada halka seslenerek Milli Mücadele’yi tam manası ile başlattı.İşxte o gün milletin diriliş günüdür

 

Mustafa Kemal Paşa Bandırma Vapuru'nda Diye Konuştu - ‘Samsun’da 100 Yıl Önce Bugün’ adlı yazı dizimizin bugünkü bölümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkmak üzere son hazırlıklarını ve Galata Rıhtımı’ndaki anıları ve Gazi’yi taşıyan Bandırma Vapuru’nun kaptanının tarihi anlatımlarını aktarıyoruz. 16 Mayıs 2019 Perşembe 11:36 MUSTAFA KEMAL PAŞA BANDIRMA VAPURU’NDA -----

16 Mayıs Cuma günü Mustafa Kemal, Cuma Selamlığı merasimine katıldı. Oradan Yıldız’da Hamidiye Cami’nin hünkâr mahfelinde padişah tarafından huzura kabul edildi. Görüşmenin sonunda kendisine üzerine sultanın isminin baş harflerinin işlendiği altın bir kol saati hediye edildi. Ardından Mustafa Kemal kurmaylarıyla Bandırma Vapuru’na bindi. Osmanlı Harbiye Nazırlığı’ndaki İngiliz İrtibat Subayı John G. Bennett, Mustafa Kemal ve maiyetinin yol iznini imzalamadan önce tereddüt etti. Ama üsleri kendisine Mustafa Kemal’in sultanın güvenini kazanmış olduğunu söyledi. Gemi limandan ayrılmadan önce İtilaf devletlerinin denetim görevlileri kaçak malzeme olup olmadığını kontrol ettiler. Kontrol sırasında Mustafa Kemal’in “Ahmaklar! Biz kaçak eşya veya silah götürmüyoruz azim ve iman götürüyoruz. Bunlar bir milletin istiklal aşkını ve mücadele azmini takdir edemezler. Bütün güvendikleri maddi kuvvettir” diye bağırdığı anlatılır.  Bandırma Vapuru’nun Kalktığı Galata Rıhtımı MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN ANILARINDA O GÜN  

“…Hemen karar verdim, otomobile atlayarak Galata rıhtımına geldim. Baktım ki rıhtıma yanaşmış olacağını sandığım vapur, uzaklardadır. Sandallarla vapura  gittik. Kaptana yola çıkmak için emir verdimse de Kızkulesi açıklarında muayeneye tabi tutulduk. Birkaç ecnebi zabit ve askeri bizi yoklayacaklardı. Muayene uzayıp gitti. Gelip gidildiğine göre acaba bunlarla şehirdekiler arasında bir muhabere mi vardı? Maksat beni tevkif etmekse, bütün bu şeylere lüzum yoktu, sıkılıyordum.  Bir kararsızlık da olabilir, diye düşündüm. Bundan istifade edebilmek için kaptana hareket hazırlıklarını çabuklaştırmasını söyledim. "Yirmi yedi yıllık ihtiyar kaptan demir aldırmaya başladı.  Ben kaptan yerinde idim. Zabit ve askerler dışarı çıktılar. Hareket ettik. Karadeniz boğazından çıkarken, kaptana tehlikeli ihtimalleri anlattım. Cevap verdi: "-Ne aksi, dedi, bu denizi pek iyi tanımam, pusulamız da biraz bozuk. .. " Mümkün olduğu kadar kıyıları takip etmesini tavsiye ettim. Çünkü bundan sonra benim tek istediğim, Anadolu'nun bir kara parçasına ayak basmaktan ibaretti. İNGİLİZ PASAPORT DAİRESİNDEN VİZE İngiltere-Fransa Ortak Kontrol Bürosu;

Dokuzuncu Ordu Kıtaatı Müfettişlik Erkânını gösterir listeyi incelemiş 16 Mayıs 1919 günü İstanbul’dan Samsun’a yola çıkmalarına izin vermişti. Listenin Hazırlanış Tarihi: 13 Mayıs 1919 Harbiye Nezareti’nin Görülmüştür Mühür Tarihi. 14 Mayıs 1919 İngiliz Kontrol Dairesi’nin Tetkik Tarihi: 15 Mayıs 1919 İngiliz Pasaport Dairesi’nin Onay Mührü ile İngiliz Mümessilinin İmzası: 16 Mayıs 1919 İngiliz Vizesi İngiliz Subayı John Bennett MUSTAFA KEMAL’İN YAVERİ CEVAT ABBAS ANLATIYOR

Büyük ve kudret tabiatın emsalsiz güzelliklerini kendinde toplayan boğazı geçiyorduk. Akıbetleri meçhul gözleri yaşlı, derin gamlı sakinlerini sizinle beraber bütün milleti kurtarmaya giden büyük yolculunun, büyük halâskarın vapurun içinde olduğunu müjdelemeye imkanlar arar gibi güvertede bir aşağı bir yukarı yürüyordum.  Büyükdere’den ayrılmış Kavaklar arasına gelmiştik. Güneş batmış karanlıklar her dakika koyulaşıyordu. Boğazdan çıkmış kabına sığmayan Karadeniz’in köpürmüş kükremiş dalgaları arasına vapurumuz atılmış tecrübeli küçük teknemiz çatırdayarak mücadeleye başlamıştı.  Aziz kumandanım çok sevdiği deniz havası almak için kıç güvertede oturmuştu. Kolordu Refet ve karargâhımız erkanı kumandanımı çevrelemişlerdi. Ben de bir kenarda oturuyordum. Karanlıklar artık hiçbir yeri bize göstermiyordu. Korkunç dalgalar bazen hepimizi birden susturuyordu. Deniz tutması evvela Refet Bey’i ve biraz sonra kısa fasılalarla diğer arkadaşları kamaralarına çekilmeye mecbur etti. Kumandanımla kalmıştık. Bana kaptanı çağırttı. Yaşı kadar tecrübesi alnında toplanan ihtiyar fakat dinç kaptan kumandanımın yanına geldi. “Düşman devletlerinin herhangi bir vasıtasının gadrine uğramamak için sahile yakın bir rota tutunuz! Şayet mutlak tehlike görürseniz gemiyi karaya, en yakın sahile oturtunuz!” Emrini verdikten sonra istirahate çekilmişti.  Hüsrev Gerede’nin Günlüğünde 16 Mayıs Saat 4.30’da Bandırma Vapuru’yla hareket ettik. Vapurda Sivas’taki 3. Kolordu Komutanlığı’na atanan Albay Refet (Bele), Yarbay Mitralyöz Arif, Topçu Binbaşı Kemal(Doğan), Doktor Binbaşı Refik (Saydam), Doktor İbrahim Tali (Öngören), Kurmay Albay Kazım (Dirik), Yüzbaşı Mümtaz ve karargâha mensup öbür subaylar vardı. Hareketimizden dört saat sonra Boğaz’dan çıktık. Karadeniz’in ölü dalgaları ufak vapuru epey sallamaya başladı. Dört yıllık doğu hizmetinde sıkıntılar içinde geçen bir savaştan sona güzel İstanbul’dan ayrılmak beni çok üzdü. O zaman not defterime aynen şöyle yazmışım:  “Güzel İstanbul, gönüllerde yer tutan şehir! Dört yıllık savaştan sonra senin şefkatli kucağına can atan güzelliğine tutkun, lacivert renkli göklerine vurgun benim gibi bir biçarenin seni terk edişi ne büyük bir zorunluluktur bilir misin? Savaşta yiğitçe çarpışan asker evlatların hor görülüyor. İş başındaki oğulların ise nankör, duygusuz, namussuz. Hükûmet daireleri yabancıların uşağı. İşte ben bunun için seni ağlaya ağlaya terk ediyorum. Gittiğim yerler de yabancım değil. Öz Anadolu, Erzurum Türklüğü, Yarabbi sen bu millete zeval verme. Türklüğü yükselt, güzel İstanbul’u onun daima kalbi yap.” Bilmem ki başımızdaki genç, değerli komutan Mustafa Kemal Paşa İstanbul’u terk ederken dünyanın bu tek güzel şehri için kalbinde neler duymuştur? Benim duyduğum acının benzeri olan ayrılık acısını, yurdu kurtarmak, ulusu bağımsızlığına kavuşturmak azmiyle yola çıkan bu büyük adam da duydu. “İki büyük dünyanın kavşağında, Türk yurdunun süsü, Türk tarihinin serveti, Türk ulusunun gözbebeği İstanbul bütün vatandaşların kalbinde yeri olan şehirdir.” sözüyle İstanbul sevgisini en güzel anlatanlardan biri olmadı mı? Türkiye’ye dünya politikasında yer kazandıran, onu Ortadoğu ve Balkanlar’daki ufak tefek devletlerin üstüne çıkaran, İstanbul’a sahip olmayınca Türkiye devletinin anlamının olamayacağını pek iyi bilen bu büyük komutanın stratejik planları İstanbul’un kurtarılmasıyla kesin zaferi kazanmak üzerineydi. Deniz gittikçe azıttı. Ufacık vapur çalkalanıp duruyor. Binbaşı Kemal ile güvertede oturduk. Fakat soğuktan gece yarısı aşağı inmek zorunda kaldık. Hepimiz yataklara serildik. 

Hüsrev Gerede BANDIRMA VAPURU KAPTANI ANLATIYOR Bandırma Vapuru Kaptanı İsmail Hakkı (Durusu), 1871 yılı Kayseri doğumludur. İstanbul Leyl-i Ticaret-i Bahriye Mektebi’nden stajyer kaptan olarak mezun oldu. İdare-i Mahsusa’nın birçok gemisinde çalıştı. 1 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru’nun kaptanıydı. Anılarında Mustafa Kemal ile yaptığı görüşmeyi şöyle anlatır: Hareketimizden bir gün evvel Paşa beni idareden Harbiye’deki dairesine çağırtmıştı. Gittim ve kabul buyuruldum. Paşayı ilk defa görüyordum. Üzerinde resmi üniforması vardı. Kordonlu, nişanlı olan bu üniforma mirlivalık ve fahr-i yaver-i hazret-i padişahi üniforması imiş. Yaşından daha genç görünüyordu. Samimi bir konuşması, hürmet telkin eden ve insanı ister istemez tesiri altına alan ses tonu ve tavrı vardı. Suret-i hareketimize dair bir takım izahatta bulundular. Lazım gelen cevapları verdim. Ertesi gün öğle üzeri hareket edileceğini ve ol veçhile geminin hazır bulundurulmasını emir buyurdular. Filhakika o gün zevalde (öğle) gemiye teşrif ettiler.  Kaptan İsmail Hakkı  ------------

KAYNAKÇA:  Falih Rıfkı Atay, Atatürk’ün Bana Anlattıkları, Cumhuriyet Gazetesi Yayınları, İstanbul, 1998. Turgut Gürer, Atatürk’ün Yaveri Cevat Abbas Gürer, İstanbul, 2006. Sami Önal, Hüsrev Gerede’nin Anıları, Literatür Yayıncılık, İstanbul, 2002. Baki Sarısakal, Belge ve Tanıklarla Samsun’dan Ankara’ya, Cilt,1, Samsun Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları, Samsun, 2008. Andrew Mango, Atatürk / Modern Türkiye'nin Kurucusu, çev. Füsun Doruker, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2016.

www.diyekonustu.com / Haberin gücü adına.http://www.diyekonustu.com/100-yil-once-bugun/mustafa-kemal-pasa-bandirma-vapuru-nda-h571.html

diyekonustu.com dan alınmıştır.


Bu haber 176 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                                                   6 + 9 = ?

HAVA DURUMU

İstanbul
ANKARA
Ankara
ANKARA
İzmir
ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

GELİRİNİZ GEÇİMİNİZİ TEMİN EDİYOR MU?

Avrasya Haber Ajansı © 1994