Abone Ol!
Ruhr'da bir
2016-05-10 08:29

Ruhr'da bir

Ruhr'da bir "İstanbul Efsanesi"

 

Almanya’nın Essen kentinden bir "İstanbul Efsanesi" geçti. Osman Okkan’ın cuma akşamı yapılan "Ara Güler: A Legend of Istanbul" adlı filminin Almanya prömiyerine Ara Güler de katıldı.

 Ruhr Kitap Fuarı kapsamında 6 Mayıs cuma akşamı Essen kentinde yönetmen Osman Okkan’ın 3 yıldır üzerinde çalıştığı Ara Güler belgeselinin Almanya prömiyeri yapıldı. Fuarın bu yılki Onur Konuğu olan Okkan, ”Bir İstanbul Efsanesi: Ara Güler“ adlı filmini, salonu dolduran Alman ve Türk izleyicilere usta fotoğrafçı ile beraber tanıtma imkânı buldu. Tüm sağlık sorunlarına rağmen gala için ekstra İstanbul’dan gelen efsane fotoğrafçıya ilgi büyüktü. Usta sanatçı gösterim öncesi sahneye çıktığında uzun süre ayakta alkışlandı. Alkışlar ancak onun ”Buyrun oturun“ demesi ile kesildi.

İzleyiciler, kendine has tarzı ile yaptığı kısa konuşmasında Ara Güler'in her iki cümlesinden birine gülmek durumunda kaldılar. Güler, konuşmasına ”Merdivenlerden çıkarken bazı fotoğraflar gördüm. Afiş diye yapılmış muhtemelen. Şimdi bunları fotoğraf sanıyorsanız kati suretle yanılıyorsunuz“ diye başladı. Bahsettiği fotoğraflar, Grillo Tiyatro'su sanatçılarının profesyonel fotoğrafçılar tarafından sahnede iken çekilmiş fotoğrafları idi.

 ”Fotoğrafçı değil gazeteciyim“

Fotoğrafın yaşamdan koparılan bir parçanın görsel olarak kaydı olduğunu ve sanat değil bir hakikat olduğunu söyleyen Ara Güler, kendisinin de bir fotoğrafçı değil bir gazeteci ve foto muhabiri olduğunu kaydetti.

Ara Güler, Almanya’ya aslında hiç yabancı olmadığına da değindi. Time-Life, Paris-Match gibi dergilerin yanı sıra Alman Der Stern dergisinin de 20 yıl kadar Yakın Doğu foto muhabirliğini yaptığını anımsatan Güler, birkaç ay Ruhr Bölgesi'nde işçilerin büyük grevlerini takip ettiğini anımsattı.

Osman Okkan’ın belgesel filmi çocukluğundan yaptığı sayısız foto-röportaja kadar usta sanatçının hayatından birçok kesit sunuyor. Filmde, efsane fotoğrafçıların adresi Magnum Ajansı’nın da bir fotoğrafçısı olan Güler'in Picasso, Chagall, Churchill, Maria Callas gibi ikon haline gelmiş birçok fotoğrafının hikâyesine yer veriliyor. 30 dakikalık belgesel, sinemacı olmak için yola çıkan sanatçının çektiği Yavuz Zırhlısı adlı deneysel filmden, Ermeni dedelerinin hikâyesine kadar onun birçok yönünü izleyiciye tanıtma fırsatı sunuyor.

 ”Biz Ara Güler'i çektik o da bize çektirdi“

Filmin 80 dakikalık bir versiyonunun da sonbahar aylarında izleyici ile buluşacağını müjdeleyen yönetmen Okkan, Ara Güler’in zengin arşivi ve renkli hayatı göz önüne alındığında sanatçı hakkında biri birinin tekrarı olmayan ve hepsi çok ilginç 15-20 film daha yapmanın mümkün olduğunu belirtti. Ara Güler’in, filmin Almanya prömiyerine bizzat katılmasından büyük mutluluk ve onur duyduğunu kaydeden Okkan, sanatçı ile geçirilen 3 yıllık çekim süreci için ”Biz Ara Güler’i çektik o da bize çektirdi“ diye konuştu.

Çekim sürecinin Türk ve Alman tüm kamera ekibi için çok eğitici olduğunu ifade eden Okkan, usta sanatçı ile çekim yapmaktan büyük onur duyan kamera ekibinin Ara Güler’in direktifleri ile fotoğraf ve kompozisyon hakkında epey bir şey de öğrendiklerini belirtti.

Can Dündar ve Erdem Gül

Osman Okkan, konuşmasında gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’e MİT tırlarına dair haberleri nedeniyle verilen hapis cezasına da değindi. Okkan, her filminde olduğu gibi Ara Güler filmi için de arşivinden yararlandığı yakın dostu Can Dündar’a verilen hapis cezasından dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Filmin İstanbul’daki Türkiye prömiyeri ve Ara Güler'in 88'inci doğum gününde de bulunan, aynı zamanda Ara Güler’in de yakın dostu olan gazeteci Can Dündar ile Türkiye'de hapisteki tüm gazetecilerin bir an önce özgür kalmaları ve özgürce haber yapabilmelerini dilediklerini belirtti.

 ”En çok Picasso'dan etkilendim“

Ara Güler’in filmin sonundaki mesajı da gazetecilere yönelikti. Güler iyi bir gazeteci için şunları kaydediyor: ”Bir gazeteci, iyi bir reporter, bilmediği bir dünyayı keşfetmeli. Belki o dünya keşfedilmiştir ama o, o dünyayı kendisi keşfetmek ister.”

Filmin ardınan DW Türkçe’ye konuşan Ara Güler, fotoğrafını çektiği tüm sanatçıların hepsinin birbirinden önemli olduğu kaydetti. Onların çoğu ile arkadaş olduğuna dikkat çeken usta sanatçı en çok Picasso’dan etkilendiğini belirtti.

Orhan Veli'nin de büyük dostu olan Güler, filmde fotoğraflarının şiirlerden beslendiğini belirtmişti. Güler fotoğraflarının en çok hangi şairden beslendiği sorusunu da yine ona has üslubu ile şöyle yanıtladı: ”Ben fındık yedim... Ondan beslendi bundan beslendi, neticeye bak sen. Dünyanın üstünde ne kalıyor? Netice!“.

 


Bu haber 1834 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                                                   1 + 8 = ?

HAVA DURUMU

İstanbul
ANKARA
Ankara
ANKARA
İzmir
ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

CUMHUR BAŞKANI KİM OLUR

Avrasya Haber Ajansı © 1994