Abone Ol!
Toplumdaki ahlaki dejenerasyon
Gündem
2018-10-15 05:31

Toplumdaki ahlaki dejenerasyon

Seyfi akil (Avrasya)- Pendik Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Geleneksel Kitap Fuarı çok sayıda yayınevinin katılımıyla start aldı. Okurların imza günleri ve söyleşi programlarıyla yazarlarla buluştuğu fuarda, en büyük ilgi eğitimci-yazar Esat Demir’e oldu. Demir, Avrasya Haber Ajansına verdiği özel röportajda toplumsal çöküntülerini gözler önüne serdi.

Seyfi Akil: Hocam; yazdığınız kitapla, aldatılmanın gündelik yaşamdan uluslararası boyuta kadar bir solukta okunan tespitlere yer verdiniz. Kitabınızla ilgili bilgi verir misiniz?

Esat Demir: Toplumdaki ahlaki dejenerasyonu aslında ilk kitabımız " Aldatmalar" ile ortaya koymaya çalıştım. Aslında diğer kitaplar da bu ilk kitabı tamamlar Ve destekler nitelikte.

S.A: Kandırılmanın temelinden, yani bireyden- başlayalım. İnsanlar nasıl kandırılıyor?

 E.D: Gerek bireyin,  gerekse toplumsal kandırılmanın farklı boyutları vardır. Aslında, biz bu kitapta bunları anlattık. Kandırılmanın Çeşitli nedenleri ve türleri olabilir.  Tabii en yaygın olanı manevi duyguları kullanılarak yapılan aldatmacalardır.

S.A: Bir örnek ile açıklarmısınız ?

E.D:  Zaman içerisinde gerek insanlara gerekse topluma temeli olmayan fikirler kabul ettirilmeye çalışıldı ve bunda da büyük bir oranda başarılı olundu diyebiliriz. Topluma kendi değerlerini kabul ettirme çalışan başka bir güç olmuştur.

S.A: Aslında kitabınızda da geniş yer vermişsiniz ama yine sormak istiyorum. Toplumlar Ve bireyler nasıl aldatılır. Buna güncel bir örnek verir misiniz?

E.D: Aldatma daha çok gelişmekte olan ülkelerde yoğun olarak yaşanır. Bakın bizim toplumumuzdan bir örnekle açıklayayım. Geçmişte bize hibe adı altında verilen yardımlar vardı. Elbette bu verilirken yardım amaçlı ama arka bahçesi hiç de öyle masum değildi. Toplum olarak hazıra, tüketime alıştırıldık.  Uluslararası firmalar gelişmekte olan ülkelere gelirken toplumu aldatılıyor. Ülke insanının ihtiyaçlarını tüketim ihtiyaçlarını büyütecek şekilde dizayn ediyor. Tabii bunda reklamların önemini ve etkisini de görmezden gelemeyiz.

S.A: Neden aldatılırız, aldanmaya ne neden olur peki hocam?

E. D: her şeyden önce,  insanın kendine gerekçeler üretmesinden olur. Bir başka yöntem ise toplumu etkileme gücü olan kişiler kullanılır.

 

S.A: Toplumsal dejenerasyon batılı ülkelerde çok daha nadir göze çarpıyor. Kitabınızda bu konuda da çok önemli tespitler var.

E.D: Batı ülkeleri, kurallarını toplumun her katmanına kabul ettirmiş. Hukuka arkadan dolanma diye bir çabaları Yok. Birazda bu hukukla ilgili sanırım. 2001 krizinde ağzını açmayan Batı,  2008 deki krizden sonra tavrı farklı oldu. Uluslararası firmalar geri kalmış ülkelere küresel kuralları kabul ettirmek istemiş,  yapamayınca da karşı koyan Ülkelerde karışıklık çıkartmıştır.

S.A: Toplumsal değerlerin yıpranması nasıl gerçekleşir?

E.D: Ortada üretmeyen sürekli tüketen toplumun ortaya çıkar. Böylece, bireyler hazır değerlere ulaşmaya çalışan, kural tanımayan bir toplum ortaya çıkar.

S.A: Kitaplarınızda asıl işaret ettiğiniz nokta nedir?

E:D: Gerek bireysel gerekse toplumsal aldatılma bunların yöntemi ve sonuçları

S.A: Kitabınızda en dikkat çeken bir başka konuda kandırılmanın örgütsel boyutu. Bu konuyu biraz açar mısınız?

E.D:Yıpranma kişisel olabileceği gibi toplumsal hatta örgüt kaynaklıda olabilir. Yönetim anlayışı, Otoriter ve baskıcı bir anlayış ya da yaklaşım, örgüt kimliğindeki değişim, tutumlar bu Ve benzeri durumlardaki değişim yıpranmayı beraberinde getirir.

S.A: Hocam son olarak bu üç kitapla ilgili ve dejenerasyon ile ilgili ve çözüm önerisi ile ilgi ne söylemek istersiniz?

E.D: Kitaplarımızda aldatmanın, dejenere olmuşluğun sebebini anlattım. Çözüm olarak; gerek bireysel gerekse toplumsal bilinçlenme olmalı. Güçlü bir lider olmalı. Bu lider nasıl olacak. Birey mi, kurumsal mı yoksa uluslararası bir nitelikte mi?

SA: Her türden kandırmacaların yaygınlaşması ve sıradan hale gelmesi değerlerdeki  aşınmayı da hızlandırmaktadır. Bu konuda kitabınızda neler bulacak okuyucularınız?

E.D: Tabii elbette bunların ekonomik temelleri de vardır. Zira iktisadi teşebbüsteki özgürleşmeyi herhangi bir ilke, değer engeline takılmaksızın yürümek şeklinde algılamak, ahlaki frenlerin sonradan da göreve çağrılabileceğini düşünmeye yol açmıştır. Hatta birileri özellikle güçleri ellerinde bulunduranlar, bu tür ahlaki kaygıların alt tabakalara mahsus davranışlar olduğu kendilerini pek bağlamadığı düşüncesini empoze etmişlerdir.

Hatta güzel niyetlerle ortaya atılan iktisadi ve sosyal teoriler bile saptırılarak başlangıç iddiaları yok edilmiştir. Bütün bunlar da dünyada ekonomik refah artışına rağmen huzursuzluğun artmasını tetiklemektedir. Dolayısıyla bütün dünya toplumlarının halledilmesi acil sorunlarına evrensel çözümler üretebilmek özellikle de uygulayabilmek için etkili bir liderliğe ihtiyaç duyulmaktadır. Toplumlar bezdirici hile ve baskılara dayanamaz haldedir. Kutsal kitaplar da özellikle Kuran da bunlara dair güçlü söylemler içermektedir.


Bu haber 288 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                                                   6 + 3 = ?

HAVA DURUMU

İstanbul
ANKARA
Ankara
ANKARA
İzmir
ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

CUMHUR BAŞKANI KİM OLUR

Avrasya Haber Ajansı © 1994