“Paslı Raylar Korosu”
MUHSİN ERTUĞRUL OKUMALARI “PASLI RAYLAR KOROSU” OYUNUNA
YOĞUN İLGİ
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın oyun yazarlarıyla seyirciyi
buluşturduğu yeni etkinliği olan Muhsin Ertuğrul Okumalarına İstanbul seyircisi
büyük ilgi gösterdi.
Şehir Tiyatroları, 18-35 yaş arası genç oyun yazarlarını metinleriyle birlikte seyirciyle
buluşturan yeni bir programa başladı.
Muhsin Ertuğrul Okumaları adını taşıyan program henüz sahnelenmemiş oyun
metinlerini görünür kılmayı, metinler üzerine birlikte düşünmeyi ve yazarlara gerçek
bir geri bildirim alanı açmayı amaçlıyor.
Muhsin Ertuğrul Okumalarının İkinci Konuğu Oğuz Kağan Aydos’un Kaleme
Aldığı “Paslı Raylar Korosu” Oyunu Oldu.
“Paslı Raylar Korosu” okuma tiyatrosu, 20 Nisan 2026 tarihinde 20.00’de Harbiye
Muhsin Ertuğrul Sahnesi fuayesinde seyirciyle buluştu.
Oyun sonrasında Dramaturg Özge Ökten Yılmaz yaptığı konuşmasında:
“Öncelikle siz seyircilerimize ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Bugün bu okumaların
ikincisini gerçekleştirdik.
Bu iş sizlerle, seyirciyle oluyor.
Birbirinden değerli oyuncu
arkadaşlarım, yazar arkadaşım burada.
Metin burada, ama seyirci de orada. Seyirci
burada olmaya devam ettiği sürece biz de burada olmaya devam edeceğiz.
Oyuncu
arkadaşım Kağan bir oyun yazmış, güzel de bir oyun yazmış. Şimdi bunun öyküsünü
kendisinden dinleyelim” dedi.
Söz alan Oğuz Kağan Aydos ise:
“Ben Oğuz Kağan Aydos, 1994 doğumluyum. İstanbul Silivri’de doğdum. Aslında biz
orada kök saldık.
Üç kuşak aynı evde yaşadım. Babaannem 1930 doğumluydu,
babam 1950, annem 1970. O yüzden bu replikler bu şekilde çıkabiliyor.
Tabi hayatın içerisindeki farklı insanları da tanıyarak bu hikâye ortaya çıktı.
14 yaşında tiyatroya başladım. Annemin pazarda tiyatro ilanını duymasıyla başladım.
Konservatuvara gittim, orada biraz pişman oldum. Hem alaylı hem konservatuvarlı
olmuş olduk. Ondan sonra Silivri Belediyesi’nde 12 yıl boyunca çeşitli çalışmalar
yaptım.
Şimdi özel olarak devam ediyoruz. 14 yaşımdan beri karalamalar yapıyorum.
İlk yazdıklarımızı beğenmiyoruz, hikâyenin demlenmesi gerekiyor.
Bu hikâye
demlenmiş bir hikâye, ufak tefek hataları olabilir. Oyunun hikayesi benim tanıdığım
kuşaklarla gelişiyor” dedi.
Okumanın ardından; Dramaturg Özge Ökten Yılmaz’ın moderatörlüğünde
gerçekleşen söyleşide, yazar, oyuncular ve seyircilerle birlikte oyuna dair düşünceler
paylaşıldı.
Seyircilerin oyuna dair sorularına yazarımız Oğuz Kağan Aydos cevap verdi.
Okumanın oyuncuları:
Münir: Tarık Köksal
Selin: Serap Öztürk
Hurşit: Özgür Atkın
Kasap Hayri: Özgür Dereli
Hanımefendi: Canan Kübra Birinci
Yolcu A ; B (Hayaletler): Onur Şirin, Onur Demircan
Parantezler: Cafer Alpsolay
Paslı Raylar Korosu
2026 yılında, kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılmak istenen eski bir İstanbul istasyonu,
emekli memur Münir’in inatçı direnişine ev sahipliği yapar.
Dijital veri analisti Selin,
yapıyı yıkım öncesi dijital ikizine dönüştürmek için istasyona gelir.
Ancak mekanın ruhu teknolojiyi red eder.
Dozerler kapıya dayandığında, ;Büyük Ray Yarılması" gerçekleşir ve istasyon,
karakterleri 1974 yılının dondurucu kışına, gaz yağı kuyruklarına ve veda
mendillerinin sallandığı o naif İstanbul’a savurur.
Statik bir arşiv değil, yaşayan bir
bellek merkezi olan istasyon; hayalet yolcuları, muhtar adayı Hurşit’in bürokratik
taşlamaları ve Münir’in "sorumluluk şuuru" ile devleşir.
Fiziksel duvarlar yıkılsa da, Münir üniformasını (mirasını) Selin’e devrederken,
istasyonun şehrin her sokağına dağılan sonsuz bir koroya dönüştüğünü ilan eder.
Oyun geçmişle geleceği paslı raylarda birleştirerek epik bir yanıt verir.

