Gümrük Birliği prangaya dönüşmesin
Türk Hazır Giyim Endüstrisinin Dönüşüm Yolculuğu başlıklı toplantıda konuşan
İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan: Rekabetçiliğimiz için Gümrük Birliği Anlaşması bir an önce güncellenmeli
Mustafa Paşahan: Gümrük Birliği mevcut haliyle iş birliğimizi desteklemekten çok sınırlayıcı etki
yapıyor.
AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA’lar, bizim için asimetrik sonuçlar doğuruyor.
Bu nedenle AB’nin STA müzakere süreçlerine Türkiye’nin dahil edileceği bir formül bulunması
gerekiyor.
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, Avrupa
Birliği (AB) ile 30 yıl önce imzalanan Gümrük Birliği Anlaşması’nın mevcut haliyle taraflar arasında iş
birliğini desteklemekten çok sınırlayıcı etki yaptığını söyledi.
Paşahan, AB pazarında kalıcı rekabet
üstünlüğünün ancak Gümrük Birliği’nin tam modernizasyonuyla mümkün olabileceğinin altını çizdi.
İHKİB tarafından düzenlenen, “Türk Hazır Giyim Endüstrisinin Dönüşüm Yolculuğu” başlıklı toplantı,
uluslararası sektör kuruluşlarının başkanlarıyla, marka temsilcilerini, sektör profesyonellerini,
ihracatçıları ve uzmanları bir araya getirdi.
Toplantının açılışında konuşan Mustafa Paşahan, Türk hazır giyim sektörü için AB’nin stratejik bir
pazar olduğuna dikkat çekti.
Türkiye’nin toplam hazır giyim ihracatının yüzde 61’ini AB ülkelerine
yaptığını bildiren Paşahan, şunları söyledi:
“AB pazarında kalıcı rekabet üstünlüğünün ancak Gümrük Birliği’nin tam modernizasyonuyla mümkün
olabileceğini biliyoruz.
Gümrük Birliği mevcut haliyle iş birliğimizi desteklemekten çok sınırlayıcı etki
yapıyor.
AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları (STA), Türkiye için asimetrik
sonuçlar doğuruyor.
Bu nedenle AB’nin yürüttüğü STA müzakere süreçlerine Türkiye’nin dahil
edileceği bir formül bulunması, değişen ekonomik çerçeveye göre Gümrük Birliği’nin güncellenmesi
gerekiyor.
Diğer taraftan, Pan Avrupa Akdeniz Menşe Kümülasyonu sayesinde Kuzey Afrika ülkelerinin
AB pazarına erişimi kolaylaştırıldı.
Bu durum, Türkiye’nin Gümrük Birliği’nden kaynaklanan avantajını
azaltıyor.
Özellikle tekstil ve hazır giyim sektörlerinde rekabet baskısı artıyor. Gümrük Birliği’nin
güncellenmesi sürecinde menşe kurallarına ilişkin gelişmelerin de dikkate alınması büyük önem
taşıyor.
Made in Europe yaklaşımı ile ilgili gelişmeleri de yakından takip ediyoruz.
Bu konuda
Türkiye’nin entegre olduğu değer zincirlerini dışlamayacak bir çerçevenin oluşturulmasını bekliyoruz.”
TİM BAŞKANI GÜLTEPE: GÜMRÜK BİRLİĞİ’NİN PRANGAYA DÖNÜŞMESİNE İTİRAZIMIZ VAR
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de konuşmasında, AB’nin MERCOSUR
ülkeleri ve Hindistan’la yaptığı STA’ları hatırlattı.
AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA’lara
itirazlarının olmadığını belirten Gültepe, şöyle devam etti:
“Ama bu STA’ların 30 yıllık Gümrük Birliği anlaşmasını Türkiye için prangaya dönüştürmesine,
itirazımız var.
Hindistan ve Güney Amerika menşeli ürünlerin AB üzerinden dolaylı olarak ülkemize
gümrüksüz girme ihtimaline çok fazla itirazımız var.
Fiilen dondurulmuş da olsa biz, AB ile tam üyelik müzakeresi yürüten bir ülkeyiz.
Dolayısıyla yükümlülüklerimiz kadar haklarımız da bulunuyor. Biz AB
için sadece zor günlerde kapısı çalınacak bir komşu olmak yerine, karşılıklı fayda temelinde
sürdürülebilir iş birliği geliştirdiğimiz stratejik ortak olmak istiyoruz.”
Etkinliğe katılan diğer konuşmacılar da özetle şunları söyledi:
Avrupa Hazır Giyim ve Tekstil Konfederasyonu (EURATEX) Başkanı Mario Jorge Machado:
ERKEN UYUM SAĞLAYAN FİRMALAR REKABET AVANTAJI KAZANACAK
Türk şirketleri, AB düzenleyici çerçevesini engel olarak görmek yerine bu büyük pazara erişim için bir
filtre şeklinde değerlendirmeli. Erken uyum sağlayan Türk şirketleri, başkalarının erişemeyeceği
şartlarda rekabet etme imkânına kavuşacaklar.
Uluslararası Hazır Giyim Federasyonu (IAF) Başkanı Stefano Festa Marzotto:
ÜRETİCİLERİ MERKEZE KOYAN BİR ANLAYIŞA İHTİYACIMIZ VAR
Sanayi dönüşümü, izolasyon içinde çalışan bireysel aktörler aracılığıyla gerçekleşemeyecek.
Dolayısıyla üreticileri merkeze koyan ve tüm sektörün aynı yönde, ortak bir gündeme ve neyin, hangi
sırayla yapılması gerektiğine dair ortak bir anlayışla, birlikte çalışmasını sağlayacak bir yaklaşıma
ihtiyacımız var.
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) Sektörel Katılım Lideri Lindita Xhaferi-Salihu:
DEĞER ZİNCİRİ BOYUNCA KAMU VE ÖZEL SEKTÖR ARASINDA DAHA GÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ GEREKİYOR
Moda sektörü için temel zorluk artık ne yapılması gerektiğini tanımlamak değil, uygulamanın hızını ve
ölçeğini artırmaktır.
Bu da, teslimat için gerekli koşulları sağlamak amacıyla değer zincirleri boyunca
kamu ve özel sektör aktörleri arasında daha güçlü iş birliği gerektiriyor.
Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar Genel Müdürü Hüsnü Dilemre:
TÜRKİYE’NİN SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM ÜSSÜ ROLÜNÜ DAHA DA GÜÇLENDİRECEĞİZ
Sektörümüz AB standartlarına uygun üretim yapma konusunda önemli deneyim kazandı. Önümüzdeki
dönemde, AB mevzuatına uyumumuzu sürdürerek, mevcut tedarik zincirlerinin yeşil dönüşümünü
hızlandırmayı ve Türkiye’nin sürdürülebilir, dayanıklı ve rekabetçi bir üretim üssü olarak rolünü daha
da güçlendirmeyi hedefliyoruz.

