EditördenSAĞLIK

Kök Hücre Ve Eksozom Tedavisinde Yeni Umutlar

KÖK HÜCRE ve EKSOZOM TEDAVİSİNDE YENİ UMUTLAR VE GÜNCEL

YAKLAŞIMLAR ADANA’DA TARTIŞILDI

“Kök Hücre, Eksozom ve Somatik Hücre Uygulamalarında Güncel Yaklaşımlar; Yeni
Umutlar” Sempozyumu Adana’da hekimlerin yoğun ilgisi ile gerçekleştirildi.

Liv Hospital Rejeneratif Tıp ve Kök Hücre Merkezi Direktörü Prof. Dr. Erdal Karaöz
sempozyumda geçmişten günümüze somatik hücre ve eksozom tedavilerinde gelinen
noktaları vurguladı.

Kök hücre ve eksozomların hangi hastalıklarda kullanılabildiğine
değinen Prof. Dr. Erdal Karaöz, hücresel ürünlerin GMP koşullarında yasal, etik ve
bilimsel standartlara uygun hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Günümüzde oldukça
önemli hale gelen başta hematolojik malignenslerin tedavisinde kullanılmaya başlayan
hücresel immunoterapi ürünlerinden de bahseden Prof. Dr. Erdal Karaöz önümüzdeki
sene bu hücresel ürünlerin üretimine başlayacağı ve ülkemiz hastalarının da bunlardan yararlanacağını söyledi.

Hassas üretim gerekir

Prof. Dr. Karaöz, eksozom ve kök hücre uygulamalarında kişiye özel etkilerin ve bağışıklık
tepkilerinin yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı. Eksozom üretiminin oldukça hassas bir
süreç olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karaöz “Göbek kordonu kaynaklı mezenkimal kök
hücreler, cGMP (İyi Üretim Uygulamaları) standartlarına uygun laboratuvar koşullarında
çoğaltılmalıdır.

Bu hücreler çeşitli stres yöntemleri ile eksozom üretimine yönlendirilir ve
ardından saflandırılarak steril şekilde saklanmalıdır” dedi.

Hücresel yenilenme sağlıyor

Eksozomların, akut akciğer hasarından cilt gençleştirmeye, saç dökülmesinden omurilik
yaralanmalarına kadar geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu belirten Karaöz,
“Eksozomlar, hücreler arasında sinyal iletişimi sağlayarak bağışıklık sistemini harekete
geçirir ve hasarlı dokuların iyileşme sürecine katkıda bulunur” şeklinde konuştu.

Özellikle son dönemde cilt gençleştirme ve hücresel yenilenme konularında popüler hale geldiğini ifade
eden Prof. Dr. Karaöz, “Eksozomlar, uygulandıkları bölgede kollajen ve elastin üretimini
tetikleyerek cildin yapısını güçlendirir ve güçlü bir anti-aging etkisi sağlar. Ciltteki elastikiyet
kaybını gidererek doku yenilenmesine yardımcı olur” diye ekledi.