EditördenEDİTÖRDEN

ihracat bir takım oyunu.

3,2 milyar dolarlık ihracatla 2025’te Türkiye 3’üncüsü olan TGS Dış Ticaret A.Ş.’nin Yönetim Kurulu
Başkanı Serkan Leke: 2026 yılı için 4,5 milyar dolarlık ihracat hedefine odaklandık

Türkiye’de alanında çeşitli ilklere imza atan TGS Dış Ticaret, birçok sektörün rekabetçilikte zorlandığı
2025’te 3,2 milyar dolarlık ihracatla Türkiye 3’üncüsü oldu.

TGS Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Leke,
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen ve ihracatın şampiyonlarının açıklandığı
törende, 3’üncülük plaketini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.

Serkan Leke, Türkiye’nin genel ihracatının 2025’te yatay bir seyir izlediğini hatırlattı. TGS Dış Ticaret’in
ise iş ortaklarıyla birlikte 26 yıllık tarihinin en yüksek ihracat hacmine ulaştığını bildiren Leke, şöyle
devam etti:

“Küresel talebin yavaş seyrettiği, birçok sektörün rekabetçilikte zorlandığı bir yılda, ihracatımızı yüzde
26 arttırarak 3,2 milyar dolara çıkardık.

Bu sonuç bize Türkiye 3’üncülüğünü getirdi. Böylece
ülkemizde ihracat sıralamasında ilk üçe giren ilk dış ticaret sermaye şirketi olduk.

Plaketimizi
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden almaktan ayrıca gurur duyduk. Elbette ihracat bir
takım oyunu.

TGS Dış Ticaret’in başarısında sayıları ve sektör çeşitliliği giderek artan imalatçı
firmalarımızın çok önemli katkısı var.

Ben tüm iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum. 2025 yılında
başlayan ve devam eden iş görüşmelerinin de katkısıyla, bu yıl ihracat hacmimizi 4–4,5 milyar dolar
seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz.

İlk yarıyı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artıda
tamamladık. İkinci yarıda da güçlü bir performansla 2026 hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum.”

İŞ ORTAKLARIMIZ İÇİN ‘MAL BEDELİ PREFİNANSMANI’ MODELİNİ DEVREYE ALDIK

Serkan Leke, ortaklık yapısında 2025 yılında gerçekleşen değişimle birlikte TGS Dış Ticaret’in finansal
tablosunun daha da güçlendiğini hatırlattı.

Bu değişimin ardından imalatçı firmalara farklı fırsatlar ve
finansal çözümler sunmak üzere çalışmalara hız verdiklerini anlatan Leke, şunları söyledi:

“Yönetim Kurulumuzun stratejik desteğiyle, sektörde yenilikçi, verimliliği artıran ve sürdürülebilir
çözümler üretiyoruz.

Hizmet verdiğimiz imalatçı firmaların ihracat süreçlerini kolaylaştıran,
maliyetlerini azaltan ve finansmana erişimlerini kolaylaştıran projeleri devreye alıyoruz.

Örneğin
mikro ihracatta hızlı ve güvenli taşımacılık ağına sahip lojistik şirketleriyle imalatçı firmalarımıza fiyat
avantajı ve hız kazandıracak iş birlikleri yapıyoruz.

Bu iş birlikleri sayesinde imalatçı firmalarımıza
maliyetleri düşürme imkânı sağlıyoruz.

İhracatçılarımızın en önemli sorunlarından biri olan
finansmana erişimi kolaylaştırmak için de ‘Mal Bedeli Prefinansmanı’ adını verdiğimiz modeli devreye
aldık.

Bu modelle firmalar mal bedelini erken tahsil edebilecekleri için üretim maliyetini düşürüp
kapasiteyi artırma imkânı bulabiliyorlar.

Firmalara KDV iadelerini erken alma konusunda uzun yıllardır
destek oluyoruz. İmalatçı firma kendi imkânlarıyla KDV iadesini en iyi ihtimalle 3 ay sonra alabiliyor.

Süre bazen 6 aya kadar çıkabiliyor. Biz bu süreci en fazla bir ayda tamamlıyoruz. Talep olması halinde
kendi öz kaynaklarımızla süreyi 10 güne kadar indirebiliyoruz.

Yeni dönemle birlikte limitleri
artırdığımız bu prefinasman modelimizle üretici firmalara ciddi bir nakit avantajı sağlıyoruz.”

YÜKSEK HACİMLİ İHRACATI OLAN FİRMALARA DAHA FAZLA AVANTAJ SAĞLAMAK İSTİYORUZ

Serkan Leke, imalatçı firmalara sundukları hizmetleri çeşitlendirirken, portföylerini büyütüp
çeşitlendirmek için de potansiyel ihracatçı firmalarla görüşmelerinin devam ettiğini söyledi.

Halen
aktif olarak 300’e yakın firmaya hizmet verdiklerini bildiren Leke, “Tekstil, hazır giyim ve otomobil
başta olmak üzere toplamda 17 sektörden imalatçılarımızla çalışıyoruz.

Firma sayısında tekstil ve hazır
giyim önde olmakla birlikte toplam değer bazında toplam ihracatımızın yüzde 50-55’i otomotivden
geliyor.

Biz özellikle yüksek hacimli ihracatı olan sektörlerdeki firmalara daha fazla avantaj sağlamak
istiyoruz.

Farklı sektörlerdeki mevcut yapımızı yeni sektör açılımlarıyla güçlendirirken, katma değeri
yüksek ve sürdürülebilir kârlılık potansiyeline sahip firmaları bünyemize dahil etmeyi
önceliklendiriyoruz.” diye konuştu.