Namangan’ı gördün mü?
ÖZBEKİSTAN’ IN YÜKSELEN YILDIZI NAMANGAN
(By AHMET ÇOKTAN)
Tarihi İpek Yolunun iki farklı yolun buluşma noktası. Yazın ortasında ulu dağlardan eriyen karların oluşturduğu iki büyük ırmağın buluşup 200 km boyunca vadiye hayat veren ırmağın birleşme alanı.
3000 yıllık Aksi Kent’in kalıntılarının katman katman günyüzüne çıkartıldığı köklü medeniyetin bugünkü uzantısı.
Bu yıl 65. si kutlanan Güller Festivalinin yapıldığı mekân. Her yıl daha coşkulu daha organize. 7’sinden den 77’sine bütün halkın katıldığı estetiğin, bilginin, zevkin, tecrübenin şekillendiği belki de dünyanın en yapıcı, paylaşımcı festivallerinden biri. Güller Festivali ismi insanı yanıltmasın.
Sadece bizim gül dediğimiz çiçeğin Festivali değil. Burada tüm çiçeklerin ortak ismi gül. Gül de bütünleşme, buluşma, kavuşma, kucaklaşma.
Rengi, kokusu, görünüşü yani farklılıkları ortadan kaldırmış bir festival.
Sadece nehirlerin, yolların değil, bölgede yaşayan sınır komşularına da kucak açıyor.
Geçen sene 2 ay boyunca yurt dışından 1 milyon ziyaretçi gelirken bu yıl bu rakama 3 günde ulaşıldı.
Bunun en büyük nedenlerinden biride hemen her gün gün içine yayılmış en az 4 farklı yerde yapılan konserlerin etkisi göz ardı edilemez sanırım.
Birde her sene olduğu gibi bu yılda hangi ilave yeniliklerin merak edilmesini söyleyebiliriz.
Bu yıl ki festivalin ana temalarının başında 1 ay boyunca en fazla çiçek dikilmesi başlığında Guiness Dünya Rekoru.
Daha önceki 1 milyon olan rekor bu yıl Namangan’da yaklaşık 35 milyon olarak tescillendi.
Bu gerçekten zorlu bir süreçti.
İlkönce alan kayda alınıyordu.
Gelen çiçekler sayılıp video eşliğinde dikilip 4 er saat aralıklarla ekipler bunu kayıt altına alıyorlardı.
Akşam bütün ekiplerden toplanan kayıtlar imzalanıp Guinness merkeze günlük gönderiliyordu.
Günlük onaylanıp ertesi gün aynı şekilde devam ediliyor.
Gerçekten yorucu ve meşakkatli bir süreç.
Açılışta Guinness sertifika töreni tüm halkı ve ekipleri ziyadesiyle çok mutlu etti. Çok emek verildi. Sonunda başarıldı.
25 ülkenin temsilcileri açılış programında protokolde yerlerini almışlardı.
Çiçeklerle süslenen araçlar, başarılı genç sporcular boyunlarında madalyaları ile geleceğe umut veriyorlardı, Genç müzisyenler profesyonellere taş çıkartan uyumları seyir ve dinlemeye değerdi.
Guinness sertifikasının büyük boy bir kamyonet tarafından taşınması çok alkışlandı.
Sarı, mor, leylak giyinmiş sanki her biri çiçek gibi olmuş genç kızlar salına salına Namangan sokaklarında dolaşırken birer lale, zambak, gül lavanta görünümündeydi.
Bu yıl Namangan da toplamda150 milyon çiçek dikilmişti.
Şehirde çiçek dikilecek yer kalmamıştı. Bu anda güneşin etrafında gökkuşağı renkleri belirdi.
Sanki güneş aşağıdaki festival coşkusuna ortak olmuş yer-gök çiçek açmıştı.
Çiçek sevginin, duyguların, söylene yemeyen gizemlerin, aracı yâda o duyguların dile geldiği sessizliğin sesi olmuştu.
Böylesi sert ve zor coğrafyanın naif, içi sevgi dolu insanların Özbek Türklerinin coşkusunu dile getirme biçimi.
Bu coğrafyanın insanlarının başka özelliklerinden birisi de müzik ve ritim.
Gülmesini, müziğe hareketleriyle uyum sağlamasını çok iyi biliyorlar.
Bir yerde müzik başlayınca orada insanlar toplanıp ritimle veya dans ederek katılıyorlar.
Müthiş güzel ve insanı kendilerine hayran bırakıyorlar.
Özbekistan’ın tamamında yollar çok geniş, bakımlı ve temiz.
Aralarda geniş park ve bahçeler var. Ama bizim koru alanları gibi. Park demek çok ayıp kaçıyor.
Buranın en merkezi yerinde BABÜR PARKI var.
Babür park, Bence Babür Şahın heybeti ve büyüklüğüne yakışan bir park.
Tarihteki şahsiyetlere isim verirken onların heybetine büyüklüğüne, ihtişamına denk olmalı.
Açılıştan sonra protokolde olan herkes. Yemeğe davet ediliyoruz.
Herkesin oturacağı yeri belirlemişler. Her şey kontrol altında. Açılışta sahne alan müzik grupları hemen hepsi sahne performanslarını kapalı alana göre yinelediler.
Genelde herkes kendi ülkelerden gelenler ile birlikte aynı masaya yerleştirilmiş.
Türkiye’den gelen 4 kişiyiz. Türk Yatırım Ajansı TIG Türkiye Başkanı Sayın Hayreddin Turan, Başkan yardımcısı Değerli dostum Selim Arvas, Guinness Temsilcisi Sayın Şeyda Subaşı Gemici, yazıları 16 dile çevrilmiş meşhur Kırgız yazar, Begijon Ahmedov, Turizm Bakanlığından bize rehberlik ve eşlik etmesi için görevlendirilen Oksana Hanım gezi boyunca bizlerle beraberdi.
Birde Namangan Turizm Bürosu çalışanları bizim masada.
Japonya, Kore, Hindistan, Çin çok kalabalık bazı ekiplerden 2_3 masayı doldurmuşlar.
Masaların üzerinde boş yer yok. Kuruyemişten, içeceklere, salata, meze çeşitlerinden, meyve çeşitlerine kadar her şey masa üzerinde.
Boş yer bulmak imkansız. Bir taraftan garsonlar sürekli yemek taşıyorlar.
At eti ilginç bir et. Sanki yedikten sonra insan yorgunluğunu unutuyor. Sanki daha dinç hissediyorsunuz. Ama binek olarak kullanılan atlar kasaplık olarak kullanılmıyormuş. özel yetiştiriliyor.
Müthiş güzel bir gün geçirdik. Ertesi gün Programlar dolu. Namanagan Aksi Kent arkeolojik Park ve Müze alanı. Aksi kent arkeolojik park kazı alanın başında Anvar Ikrom var.
Anvar Bey aynı zamanda basın ve sosyal medya platformunu da yönetiyor.
Benim Atom karıncam. Yorulmak nedir bilmeyen günde 18 saat işinin başında.
Daha sonra ve Nehir kenarında yemek.
Özbekistan halkının belki Tüm Türkistan bölgesinde günün her saatinde herkes birbirine selam veriyor selam alıyor.
Birde yemekten sonra hatta bir çay salonunda çay yanında bir küçük pasta tükettikten sonra orada bulunan genelde yaşça en büyük veya bilgisi çok olan kişi Özbekistan Devletine, bayrağına, başkanına, halkına, orada bulunan kişilerin sağlık ve mutluğu için dua ediyorlar.
Bazen çok azınlık afiyet olsun amin deyip ellerini başından aşağı doğru salıveriyorlar.
Çok güzel bir adet şükürsüz sofradan kalkılmıyor.
Ertesi gün Namangan sanayi bölgesi gezileri. Sanayi tesisleri ve tekstil üretim tesislerini ziyaret ettik.
Çalışanlar ve işverenlerle sohbetler ettik. Çok başarılı ve aktif gelişmeye müsait sanayii.
Türkistan coğrafyasından bir yıldız yükseliyor Namangan.
Özbekistan coğrafyası denince akla Taşkent, Semerkand, Buhara, Hive geliyor. Bilim, Eğitim, Sanat, ticaret, zanaat merkezleri buralar.
Fergana vadisi tarımın, bereketin simgesi olmuş ipek böceği ve ipek dokumaları, tahta işçiliği, demire şekil verme konusunda maharetli, güçlü, azimli, eğlenceli, misafirperver iyi insanların diyarı Namangan.
Namangan dan söz ederken lezzetli, hoş kokulu meyvalardan söz etmezsek eksik kalır.
Maalesef ülkemizde meyvaların ve sebzelerin 3 boyutlu yazıcıdan çıkmış versiyonları sanki. Plastikten yapılmış. Kötü kopyaları sanki.
Namangan’da Meyvelerin kuruları bile kokulu ve lezzetli.
Günler çok çabuk geçiyor. Namangan Bölgesi Hakimi Sayın Şavkat Abdurazakov ; Hakim yardımcısı Sayın Botir Nitrinov, Ticaret, Yatırım ve Uluslararası İlişkiler Dairesi Başkanı; Sayın Okibjon İnamov Namangan Bölgesi Vali Yardımcısı yatırımlardan sorumlu md. toplantı ve istişarelerde bulunduk.
İlişkileri geliştirmek ve gelecekte yapılacak çalışmalar için bilgi aldık. Bazı düşündüğümüz projeleri masaya yatırdık.
Toplantıda ticaret ve ekonomi, yatırım, turizm ve kültür konularına odaklanıldı.
Sayın Hayreddin Turan sanayi, inşaat, turizm ve yüksek teknoloji alanlarında faaliyet gösteren onlarca şirketi bünyesinde barındıran TIG i, ayrıca, Türkiye – Körfez ülkeleri ve Afrika ülkelerinden büyük şirketleri bir araya getiren derneklerimizden söz etti.
Sayın Selim Arvas
Namangan’daki birkaç küçük sanayi bölgesini ziyaret ettik. Üreticilerin potansiyelinin yüksek olduğuna ikna olduk,” dedi.
Bölge valisi, karşılıklı ilişkilerin birçok ortak yönü olduğunu vurgulayarak iş birliğine tam destek verdiğini ifade etti.
Her yönden büyük bir mesafe aldık. Projeler, gelecek ve ⁷özel yatırım alanları ve fırsatları masaya yatırıldı.
NAMANGAN büyük bir kapasitesi var. Bunlar yavaş yavaş ortaya çıkacak. İnsanlar Namangan’ı keşfedecekler.
Bölgesel ve Dünyada büyük bir güç merkezi olacak. Bana soruyorlar. Dubai, Doha gibi mi? diye.
Yok hayır onların insan gücü ve tarihsel geçmişleri Özbekistan gibi değil.
Halkın büyük tarihsel geçmişi ve oluşturdukları dünyaya hüküm sürmüş bir medeniyetleri var.
Burası daha başka.
Geçmişten gelen bir güç bir doymuşluk var. Emir Timur’un, Babür Şah’ın, Ali Kuşçu’nun, Hoca Ahmet Yesevi’ nin, İmam Maturidi’nin, İmam Buhari’ nin mirasçıları.
Özbekistan’ın diğer bir şansı Devlet Başkanı Sayın Şevket Mirziyoyev eğitime ve insana yaptığı yatırım.
Yaptığı stratejik değişim ve atılan adımalar ile Özbekistan’ı her alanda dünyada söz ettirmeyi başardı. Bunlar dışardan bile çok rahat görünüyor.
Benimle birlikte alışverişe gelen dostum Cihangir üniversitede Hoca, İngilizcesi mükemmel Arapça, Fransızca, İstanbul Türkçesini çok güzel konuşuyor, Farsça şiirler dilinden eksik olmuyor.
Bu kadar birikim etrafımızda birçok kişide var.
Tekstilde makinede çalışan genç Oksford aksanlı ingilizce konuşuyor, Vali yardımcısı Botir Bey ile Japonca konuşmayı çok seviyorum.
Bakanlıktan başka arkadaş Malay dilini konuşuyor. Ama hepsi müthiş mütevazi ve sevecen insanlar.
Ülkelerini geliştirmek için gece gündüz çalışıyorlar. 12_14 saat ayaktalar.
Bazen gece 2’de yatıp sabah 8 bizimle yollardalar.
Bu ülke çok gelişecek, büyüyecek. Donanımlı, bilgili, empati yapabilen, yaratılış gerçeğini kavrayan insanların sırtında yükselecek bu dünya.
Bir yıldız doğuyor yeniden Türkistan’ın bereketli topraklarından Namangan.
Dönüş yolu gelişte olduğu gibi Namangana araçla 2 saat mesafede olan Fergana Hava Alanı üzerinden Taşkente geçeceğiz ve oradan THY ile İstanbul. Fergana o kadar büyük bir yerleşim alanı olmamasına rağmen araba fabrikasının kurulduğu şehir.
Yakın zamanda Sayın Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in katılımı ile içinde, lokantalar, parklar, bahçeler, ibadet alanları, irili ufaklı su ve ışık gösterilerinin yapıldığı mekân hizmete alındı. Yüzlerce dükkân var ama hepsi açılmamış.
Çocuklar, gençler, aileler hepsi bu mekânın tadını çıkartıyorlar. Binalar tamamen Turkuaz ve güzel çinilerden, ince tahta işçiliği ile işlenen kapı ve pencereler sanki tarihin içinden fışkırmış gibi.
Özbekistan ın ruhunu taşıyor. Hepsi güzellikte birbiri ile yarışıyor.
Saatler geçip bizim havaalanına dönüş yolculuğu iyice kendini hissettirirken yolda Özbekistan’ın her biri sanat eseri sayılabilecek ekmeklerinden alıp ailelerimizle ve sevdiklerimizle bu lezzetleri paylaşmak onlara da tattırmak istiyoruz. Her bir ekmek doğal hepsi lezzetli. Halk Özbekistan bayrağı gibi.
Üstte gök gibi mavi. Dünyamızı saran “Gök Kubbe”, ortada beyaz Özbek halkın Pamuk gibi kalbi gibi aynı zamanda dünyada 5. Buçuk pamuk üreticisi ülke.
En altta Yeşil toprağı saran yeşil örtü gibi. Etrafında kırmızı çizgiler.
Demir gibi karakter. Hilal ve yıldızlar gecemizi aydınlatan inancın simgeleri.
Kısaca güzelliğin, bereketin, lezzetin, bilim, sanatın, zenginliğin, güzelliğin, geleceğin adı Özbekistan.

